By-pass penceresi

By-pass penceresi
Dr.
Uzmanlara göre, artık kalp ameliyatı yapılırken göğüs kafesini boydan boya açmak tarihe karışıyor. Klasik by – pass ameliyatlarında vücuda boyun altından göbeğe kadar uzayan, ortalama 30 cm. Bu da, kalp ameliyatı geçiren hastanın ameliyat sonrasını çok daha rahat, ağrısız geçirmesini sağlıyor ve by – pass’lı kişi kısa sürede işine dönebiliyor.

İyi cerrah küçük açar
Avrupa’da sadece Kopenhag’da yapılan, ikincisi İstanbul’da gerçekleştirilen “Ministernotomi”, diğer adıyla “pencere deliğinden by – pass ameliyatı”, Türkiye’de ilk kez Florance Nightingale Hastanesi’nde, kalp cerrahı Prof. uzunluğunda bir kesi açılması yerine, “Ministernotomi” adlı yeni yöntemle, göğüse bu yarığın üçte biri kadar kesi açılarak by – pass yapılabiliyor
Bingür Sönmez tarafından, 36 yaşındaki Metin Delice’ye uygulandı. Ameliyat sonrası ağrı hissetmediğini söyleyen Delice, 2 gün sonra hastaneden taburcu oldu, 20 gün sonra da şoförlük mesleğine geri döndü. Bugüne kadar 5 binin üzerinde by – pass ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Sönmez, “Eskiden ‘İyi cerrah büyük açar’ diye bir inanış vardı, şimdilerde bu ‘İyi cerrah küçük açar’a dönüştü” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Açık kalp ameliyatlarında, göğüs kemiği orta hattan yaklaşık 30 – 35 cm. açılarak kalbe ulaşılır ve by – pass yapılır. Kalp cerrahisine apayrı bir renk getiren bu yeni yöntemle ise, göğüse açılan 8 – 10 cm’lik bir pencereden kalbi ameliyat ediyoruz. Travmanın az olması, hastaların ameliyat sonrasını rahat geçirmesini sağlıyor. Bu yöntemle göğüs kemiği üst ucundan sadece 10 – 12 cm. (normalin üçte biri kadar) açılıyor, ameliyat süresi de normal by – pass ameliyatından 1 saat daha kısa. Ameliyat sonrası göğüste ağrı hemen hemen olmuyor ve hastayı 2 gün içerisinde evine gönderiyoruz. Özellikle ileri yaşlarda, bu ameliyat hayat kurtarıcı. 90 yaşındaki bir hastaya bile uygulanabiliyor.”
Kriz belirtileri
Yine Florance Nightangale Hastanesi Kardiyoloğu Dr. Deniz Şener, kalp krizinin en önemli belirtisinin göğüs kemiği arasında yanıcı, sıkıştırıcı, ezici karakterde bir ağrı olduğunu belirtiyor. Bu ağrının sırta, her iki kola ve boyuna doğru yayıldığını kaydeden Dr. Şener, “Ağrı bazen midede de hissedilebiliyor. Bunlara bulantı, kusma, hazımsızlık gibi şikayetler de eşlik edebilir. Enfarktüs ağrısının, koroner kalp yetersizliği ağrısından farkı, daha uzun süreli olmasıdır” diyor. Şener, ağrının 30 dakikadan fazla sürmesi halinde kalp krizi geçirme olasılığının yükseldiğini vurguluyor.

Bir önceki Kolesterol nedir, zararları nelerdir? başlıklı konumuzda diabetes mellitus, fiziksel aktivite ve hipertansiyon hakkında bilgiler sunulmuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.