Havalar soğudu, grip ve nezle tatilden döndü

Havalar soğudu, grip ve nezle tatilden döndü
KBB hastalıkları konusunda uyarılarda bulunan Sema Hastanesi KBB Uzmanı Dr.
Çocuklarda bademcik problemleri artıyor
Yazın bitmesi ve okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda bademcik problemlerinde artış görülüyor. Ömer Faik Sağun hastalıklar gelmeden önce almamız gereken tedbirler ile hastalandıktan sonra yapmamız gerekenleri anlattı. Bu hastalıkların başında ise Kulak Burun ve Boğaz hastalıkları geliyor.
Yazın son demlerinin yaşandığı kışa merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde uzun zamandır tatilde olan kış hastalıkları yavaş yavaş kapımızı çalmaya başladı
Havalardaki ısı değişimi ve okullarda toplu yaşam çocukları enfeksiyonlara yatkın hale getiriyor. Sınıftaki bir çocuğun enfeksiyona yakalanması sonucu solunum vasıtasıyla hastalık diğer çocuklarda kolaylıkla geçebiliyor. Sema Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Ömer Faik Sağun “Önceki yıllarda bademcik ve geniz eti problemi olan çocuklar KBB hekimlerince değerlendirilmeli, gerekli önlemler alınmalı ve böylece çocukların hastalıklar dolayısıyla okulu aksatmaları önlenmeli” dedi.
Sinüzit kendini göstermeya başladı
Yazın bitmesiyle birlikte sinüzit rahatsızlıkların artış görülüyor. Kimler sinüs problemleriyle karşılaşır.
Herkes sinüs enfeksiyonu geçirebildiğini ancak bazı grupların daha hassas olduğunu belirten, Dr. Sağun risk gruplarını şöyle tanımladı;
– Alerjisi olanlar: Bir alerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur.
– İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar: Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu olanlar risk grubuna girmektedir. (septum burun delikleri arasında burnu sağ ve sol olmak üzere ikiye bölen kıkırdak bir yapıdır. Bunun bir tarafa doğru eğilmesine deviasyon denir.)
– Sık sık enfeksiyona maruz kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli hassastır.
– Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar.
Dr. Ömer Faik Sağun sözlerine şöyle devam etti:
“Nezle; hapşırık ve öksürük ile havaya yayılan virüslerin başka bir insan tarafından solunmasıyla bulaşıyor ve virüs alındığından birkaç saat sonra, nezle belirtileri başlayabiliyor. Halsizlik, hafif baş ağrısı, hafif bir ateş, öksürük, gözlerde kızarma, yaşarma, üst solunum yollarında yanma hissi ve burun akması en önemli belirtiler gösteriyor. Normal şartlarda bir hafta on gün içinde geçen hastalık sinüzit, orta kulak iltihabı, zatürre gibi komplikasyonlara neden olursa iyileşmesi zorlaşıyor ve uzuyor.

Grip sonbaharda artış gösteriyor. İnsanlar gribe sonbaharda kış mevsimine göre daha çok yakalanıyor. Özellikle mevsim geçişleri insan bünyesini zorluyor!
Grip de, nezle gibi bulaşıcı bir virüs enfeksiyonu olmakla birlikte nezleye nazaran çok daha ağır seyreden bir hastalıktır. İnfluenza virüsleri insandan insana tükürük damlacıkları yoluyla bulaşıyor. Bütün dünyada fakat daha çok ılıman iklim kuşağında görülüyor. Genellikle sonbaharın soğuk aylarında başlar küçük çocuklar, vücut direnci düşmüş yaşlı ve hasta kişiler hastalığa daha çok yakalanıyorlar. Okul, kreş, kışla, fabrika, hapishane, bakım evi gibi toplu yaşanılan yerlerde bulaşma kolay olduğundan hızlı bir şekilde yayılıyor. Sonbahar ve kış mevsimlerinde toplu ulaşım araçlarının, sinema, tiyatro gibi yerlerin hastalığın bulaşmasını kolaylaştırdığı biliniyor.”
Hastalıktan korunmak için yapılması gerekenler:
– Bu dönemde el temizliğinize özen gösterin, elinizi sık sık yıkayın.
– Hapşırma ve öksürme durumunda temastan kaçının.
– Odalarınızı sık sık havalandırın, klimalardan kaçının.
– Bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği için stresten uzak durun
– Grip aşısı yaptırmayı ihmal etmeyin.
Aşının, Eylül-Kasım gibi sonbahar aylarında uygulanmasını tavsiye ediliyor. Her yıl dolaşan virüs türleri farklı olduğu için aşı olduktan sonra da grip hastalığına yakalama riski var ancak hastalığa yakalanılsa bile aşının etkisiyle o dönem daha hafif ve kolay geçiriliyor. İnfluenza türleri değiştiği için buna bağlı olarak aşıların içeriği de salgın yapma olasılığı en yüksek olan virüslere göre değiştirilmektedir. Sonuç olarak her yıl aşı yaptırmak gerekiyor.
Bir önceki Sistitten korunmanın formülü süt ürünleri ve meyve suları başlıklı konumuzda D vitamini, mesane iltihabı ve sistit hakkında bilgiler sunulmuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.