Kanserin en önemli nedeni beslenme

Kanserin en önemli nedeni beslenme
Nacaroğlu, “Kanser hastalığının en önemli sebeplerinin başında, beslenme şeklimiz gelmektedir.
Bu nedenle, kansere yol açan ve kanserojen madde adı verilen etkenlerden uzak kalarak, kanser gelişmesini önleyen besinlerden bolca tüketerek kanserden korunabiliriz.
Öğle ve akşam yemeklerinde muhakkak domates, salatalık, yeşil yapraklı lahanalı bir salata ve yanında karnıbahar, lahana, pazı, yeşil biber ve akla gelebilecek her türlü sebze yemeğine yer verilmesi gerektiğini kaydeden Nacaroğlu, posalı yiyecekleri tercih edilmesi gerektiğini ve kepekli ekmeğin, bezelyenin, nohutun, mercimeğin önemli ölçüde posa sağladığını söyledi.
Bartın İl Sağlık Müdürü Osman Nacaroğlu, kanser hastalığına değinerek, kanserin olma nedenlerinin en başında beslenme şeklinin olduğunu belirtti.
Uzmanlar, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yiyen kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığını, domates ve domatesli yemekleri çok yiyenlerde daha az kanser görüldüğünü kaydetti

Kanser ve diğer bazı kronik hastalıklardan korunabilmek için öncelikle bitkisel kaynaklı tahıl, baklagil, sebze ve meyvelere dayanan beslenmeyle kanser riskini azaltmak mümkündür.
Özellikle prostat, meme kanseri gibi kanserler de bu tür beslenmenin kanseri önlediği artık bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yiyen kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı gösteriliyor.
Yine bu çalışmalarda domates ve domatesli yemekleri çok yiyenlerde daha az kanser görüldüğü bildiriliyor. Her gün mümkünse en az 5-6 porsiyon sebze ve meyve yiyelim. C vitamininden zengin koyu yeşil yapraklı sebzelere, turunçgillere daha çok yer verelim.
Sabah kahvaltısında domates, salatalık, portakal, mandalina ya da meyve suyunu tercih edelim. Öğle ve akşam yemeklerinde muhakkak domates, salatalık, yeşil yapraklı lahanalı bir salata ve yanında karnabahar, lahana, pazı, yeşilbiber ve akla gelebilecek her türlü sebze yemeğine yer verelim.
Posalı yiyecekleri tercih edelim. Kepekli ekmek, bezelye, nohut ve mercimek önemli ölçüde posa sağlar. Yağı azaltalım. Kızartmaları ve diğer yağlı yiyecekleri tüketmeyelim yada çok az tüketelim. Aynı yağda 2 defa kızartma yapmayalım.

Çok çeşitli yiyecekleri birlikte tüketelim. Tek taraflı bir beslenme şeklinden uzak duralım. Siyah çay, yeşil çay, zeytin ve zeytin yağı koruyucu etkisi fazla olan yiyeceklerdir. Sarımsak, soğan, pırasa bağışıklık sistemini güçlendirerek vücutta kansere yol açan bazı maddelerin yapılmasını yavaşlatabilir” dedi.
“Besinlerin haşlanarak ve buhar yoluyla pişirin”
Bartın İl Sağlık Müdürü Osman Nacaroğlu, beslenme şekli kadar besinlerin pişirilmesi ve saklanmasının da önemli olduğunu belirterek, besinlerin haşlanarak ve buhar yoluyla pişirilmesinin en sağlıklı pişirme yöntemi olduğunu kaydetti.
Nacaroğlu, “Eğer besinler kızartma ve ızgara yöntemiyle pişiriliyorsa, çok yüksek ısıda pişiriliyor demektir. Bu sırada ortaya çıkan bazı maddeler kanserojen etkenlerdir. Besinlerin sık sık bu şekilde pişirilerek yenilmesi, kanser riskini arttırıyor.
Özellikle kızartmada kullanılan yağların birkaç defa kullanılması bu riski daha da arttırıyor. Besinlerin haşlanarak ve buhar yoluyla pişirilmesi en sağlıklı pişirme yöntemidir.
Haşlama için kullanılan suyun içerisine birçok besleyici madde geçtiğinden bu suyun dökülmemesi gerekir. Bazı besinlerin daha uzun süre dayanması için içlerine bazı katkı maddeleri ekleniyor. Bu maddeler en çok et, sosis, salam gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Bu maddeler fazla kullanıldığında kanserojen etkileri vardır.
Taze sebze ve meyve bulanamadığında, donmuş gıdalar tercih edilir. Çünkü donmuş gıdalar hemen tazeyken dondurulduğu için özelliklerini korurlar. Donmuş gıdaları konserve yiyeceklere tercih etmelisiniz. Ancak, donmuş gıdalar çözdürüldükten sonra bir daha dondurulmamalıdır.
Ayrıca, günümüzde tarımda yoğun miktarda çeşitli kimyasal maddeler içeren tarım ilaçları kullanılmaktadır. Bu ilaçların kanserojen etkileri olduğundan sebze ve meyvelerin bol su ile yıkanması alınacak en önemli tedbirdir. Marul, lahana gibi sebzelerin dış yaprakları bu ilaçların büyük bir kısmını taşıdığından bu yaprakların atılması gerekir” dedi.
Bir önceki Testis kanserini görmezden gelmeyin başlıklı konumuzda Kanser ve testis kanseri hakkında bilgiler sunulmuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.