Evlilik Kararı Ve Eş Seçimi

Evlilik Kararı Ve Eş Seçimi
Evrim teorisi açısından bakacak olursak, eş seçiminin son derece basit bir mekanizması var : Canlılar varlığını koruma ve türünü devam ettirebilme içgüdüsü taşıyor ve bu bağlamda, erkek; genç ve doğurgan bir kadın arıyor; kadınsa, doğacak çocuklara bakabilecek kaynaklara sahip olan güçlü bir erkek… Ve iki taraf da güven, bağlılık ve sadakat istiyor… Ancak, insan söz konusu olduğu zaman psiko-sosyo-kültürel faktörler önem kazanmaya ve belirleyici olmaya başlıyor ve bu da süreci karmaşıklaştırıyor !
Eş seçiminde son 50 yılda gözlenen değişimler ;
Evlilik konusundaki araştırmalarıyla tanınan Warren, Buss ve Shackelford’un araştırmalarına göre son 50 yılda ; kadının da erkeğin de fiziksel çekiciliğe, maddi konum ve olanaklara, karşılıklı romantik aşka ve çekime verdiği önem artmış; domestik (ev işleri konusundaki) becerilere ve geleneksel beklentilere verdiği önemse azalmıştır… Bununla birlikte; fiziksel ve duygusal sağlık, güven ve bağlılık, ekonomik güç, kişisel bakım ve temizlik, iletişim ve problem çözme becerisi gibi özellikler hemen hemen tüm toplumlarda ve tarihin her döneminde evlenilecek kişide aranan özelliklerin ortak paydasını oluştururken; benzer alışkanlıklar, benzer değerler, benzer sosyal ve politik hayat görüşleri ve benzer aile altyapıları eş seçiminde her daim tercih sebebi olarak dikkat çekiyor…
Hazır olmak önemli !
Evlilik ve eş seçimi gibi önemli bir karar söz konusu olduğunda “doğru kişi” kadar “doğru zaman” faktörü de önem teşkil ediyor… Kişinin, gerek kişisel gerekse yaşamsal anlamda evliliğe hazır olması gerek…
Evlilik kararının ne anlama geldiğini idrak edebilecek ve evliliğin getirdiği sorumlulukları taşıyabilecek yaş ve olgunlukta olmak önemli unsurların belki de ilki. Kişi, bu kararla, yaşam yolculuğunda kiminle yol alacağını, nasıl bir yaşam süreceğini ve kiminle çocuk sahibi olacağını seçmiş oluyor…
Evlilik kararı ve eş seçimi hem basit hem de bir o kadar zor ve karmaşık bir süreçtir. Aynı zamanda, 21-22 yaşlarında evlenenlerde, 25-26 yaşlarında evlenenlere kıyasla 2 kat fazla boşanmaya rastlanıyor…
Önce kendi kendine yeten ve ayakları üstünde durabilen bir yetişkin olabilmek gerek ;
Yarım yarım birlikte “bir” etmek yerine, bir artı bir birlikte “iki” etmek gerek; yani önce “birey”, sonra “çift” olmak gerek ! Bir genç yetişkinin, sağlıklı bir biçimde bireyleşebilmesi ve ardından da sağlıklı bir birliktelik kurabilmesi için öncelikle kendi benliğini ve sınırlarını ailesinden ayrıştırarak tanımlayabilmesi ve kendi hayatının ve kararlarının maddi-manevi sorumluluğunu ve bilincini taşıyabilmesi gerekir. İstasistiklere göre, erken yaşlarda verilen evlilik kararının sağlıksız ve isabetsiz olma riski yüksek ! 10’lu yaşlarında evlenen çiftler, 20’li ve 30’lu yaşlarda evlenen çiftlere göre yaklaşık 3 kat fazla boşanma riski taşıyor.

İnsanlık tarihi kadar eski olan evlilik kurumu ve aile kavramı, her ne kadar tarihsel süreç içinde yaşamsal, sosyal ve kültürel faktörlerin etkisiyle bazı değişimlere sahne olmuşsa da genel olarak işlevselliğini, anlamını ve önemini daima korumuştur, ve gelecekte de koruyacaktır…
Evlilik kararı ve eş seçimi, insan hayatındaki en önemli kavşak noktalarından birini oluşturuyor

Benzerlikler, yakınlığı ve uyumu kolaylaştırıyor !
Her ne kadar zıtlıklar birbirini çekici kılsa da, evlilik gibi uzun soluklu beraberliklerde benzerlikler ve yakınlıklar önem kazanıyor. Aşağı yukarı benzer değer yargıları ve hayat görüşleri taşıyan, benzer sosyo-kültürel geçmişlerden, benzer aile yapılarından gelen bireylerin bir araya gelerek gerçekleştirdikleri evliliklerin daha başarılı ve uyumlu olduğu gözlemleniyor…
Evlilik ve eş seçimi kararın aşamaları :
1. Kendini tanıma
2. Kendi beklentilerini, isteklerini, değerlerini, tolere edebileceği ve tolere edemeyeceği şeyleri net bir biçimde tanımlama
3. Eş adayını yeterince tanıma
4. Eşleşmenin uygunluğunu değerlendirme ve karar verme
Evlilik kararı ve eş seçiminde göz önünde bulundurmaya değer faktörler ;
Eş adayına karşı olumlu duygu ve düşünceler taşımak iki kişiyi bir araya getiren, yakınlaştıran ve bağlarını güçlendiren belki de en önemli unsur… Onu sevmek, beğenmek, özlemek, ona hayranlık duymak, saygı duymak; onun için endişelenmek, onu korumak, kollamak ve desteklemek istemek gibi duyguların ve düşüncelerin  varlığı önemli olduğu kadar güzel ve değerli de… Güven, sadakat ve  bağlılık bir diğer temel boyutu teşkil ediyor… Fiziksel çekim ve cinsel uyum ise yadsınamayacak kadar önemli bir başka faktör… İletişim şekli, dil ve üslup, problem ve çatışmalarla baş etme tarzı dikkate alınması faydalı olabilecek anlamlı faktörler… Sosyo-kültürel altyapılarda, eğitim ve öğrenim düzeylerinde, dini ve siyasi görüşteki benzerlikler ve uyum kadar aile ve sosyal desteğin varlığı da son derece önemli unsurlar arasında yer alıyor…
Son söz ;
Evlilik kararı ve eş seçimine ilişkin yukarıda sözü edilen, bilimsel gözlem, araştırma ve istatistiklere dayanan bu faktörler ancak bilgilendirici ve rehberlik edici nitelikte olabilir… “İnsan” ve “hayat” söz konusu olduğu zaman tablo karmaşıktır ! Zira, insan kurallara sığmaz !

admin hakkında 18864 makale
Öylesine bir hasdta

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.