SOSYAL FOBİ VE ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

SOSYAL FOBİ VE ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
Tekrar tekrar diğer taraftaki balığı yiyebilmek amacıyla saldırıp dursa da her seferinde aradaki cam engele takılmış. Daha önce yaşadığı kötü tecrübeleri zihnine yazan kişi benzer durumlarda da aynı şeyi yaşayacağına inanarak tedirgin olur ve sorunun üstesinden gelmek için hiç çaba göstermez.

Sosyal fobiyi körükleyen bir duygu öğrenilmiş çaresizlik duygusudur. Köpekbalığı acıkınca karşısındaki balığa saldırmak istemiş fakat arada cam bir bölme olduğu için cama çarpmış. Bu durum tekrar tekrar başarısız olma sonucu vazgeçme duygusu ve eylemidir.

Bilimsel bir araştırmada bu konuyla ilgili çok güzel bir örnek vardır: Bir köpekbalığı ve başka bir balık aynı akvaryuma konulmuş, ancak araya bir cam bölme yerleştirilerek birbirinden ayrılmış
Karşındaki balığı yemek için 28 saat boyunca uğraşan köpekbalığı sonunda denemekten vazgeçmiş. Bir süre sonra aradaki cam bölme kaldırılmış, diğer balık yanına gelmiş ama köpekbalığı onu yememiş ve bir süre sonra açlıktan ölmüş.
Aradaki engel kalkmış olsa bile köpekbalığının yeniden deneme gücünü kaybedip başarısızlığı kabul etmesini, yani başarısızlığa şartlanmasını “öğrenilmiş çaresizlik” olarak adlandırabiliriz. Hepimiz zaman zaman karşımıza çıkan engellerle mücadele etmeyip geri çekiliriz. Geri çekilmek bazen daha temkinli olarak yeniden harekete geçmeyi sağlarken bazen de yeniden denememeye sebep olur. Bazı insanlar bu durumu kimselere hissettirmez, bazıları ortalıkta büyük bir kargaşa yaratır, kimileri ise böyle engellerle karşılaşmamak adına hayatın içinde aktif olarak bulunmaktan kaçınır hale gelir.
Yaşanan bazı olaylar ve birilerinin teşviki ya da zorlaması ile yapılan hareketler insana farklı tecrübeler kazanabilme ve dersler çıkarabilme imkanı veriyor. Yıllar önce başımda geçen bir olayda bunun örneğini yaşayarak gördüm.
1992 yılıydı ve ben Maslak’taki Sipahi Ocağı’nda ata binmeyi öğreniyordum. Birkaç ders sonrasında at beni sırtından fırlattı. Yere kapaklanmıştım, nefes almakta zorlanıyordum. Hocalar hemen gelip beni oturttular. İnanılmaz bir çarpıntı ve titreme içindeydim, nefes alamıyordum, kendimi çok kötü hissediyordum. Beni kaldırdılar, şekerli su getirip içirdiler ve kendimi toparlar toparlamaz tekrar binmemi istediler. Çok korkmuş ve heyecanlanmıştım, aslında ata binmek değil vazgeçtiğimi söylemek istiyordum. Ancak yeniden binmemi öyle emin bir şekilde söylüyorlardı ki karşı koyamadım ve bindim. Günün sonunda, oradan çıktığımda bunun doğal bir şey olduğunu ve korkmamam gerektiğini öğrenmiştim.
İşte, önemli olan hayatta bazı şeyleri yaşamış olmanın kişiyi hedefinden vazgeçirmemesi gerektiğini öğrenmek. Hedefler kişinin hayatını belirliyor. Bir iki çelmeyle düşmemek, düşülürse de kalkmak gerektiğini insan daima beynine kazımalı. Kaçmak değil “savaşmak” gerekli. Daha doğrusu, olayları kabullenip zayıf yönleri kuvvetlendirmek, eksiklikleri azaltmak ve fazlalıkları törpülemek en doğru çözüm. Ancak ufak tefek kötü olayların birleşmesiyle kişi sosyal hayata çıkamamaya kadar gidiyor, sürekli endişeli bir bekleyişe giriyorsa hele ki kişilik alt yapısında sosyal hayata ilişkin endişeler varsa, sosyal fobinin zemini hazırlanmış demektir. Bu zeminin üzerine eklenen her bir kötü tecrübe maalesef kişinin etrafına yüksek duvarlar örer ve sonunda kişi kendisini eve hapseder.
“Endişe, akılda dolaşan ince bir korku akıntısıdır, ne kadar uzun süre akarsa o kadar derin izler bırakır.[1] İnsan bazen de bu durumu kişiliğinin bir parçası olarak görmeye başlayabilir, hatta bu duruma tahammül etmeyi öğrenmiş dahi olabilir. İşte bu noktada, insanın kendi gerçek kişiliğini fark etmesine yardımcı olmak üzere psikoterapistler devreye girmelidir. İnsan kendini kolayca kandırabilir, yani kendine karşı objektif olamayabilir. Bu nedenle sağlıklı bir kendini tanıma profesyonel bir yardımla daha kolay hale gelebilir.
[1] Jack Ensign Addington, “% 100 Düşünce Gücü “, Akaşa Yayıncılık,1994, syf. 159

admin hakkında 18864 makale
Öylesine bir hasdta

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.